Sepetinizde 0 Ürün Ürünler [boş]

Sipariş listesinde ürün yok

To be determined Nakliye
0,00 TL Toplam

Satın Al

Ürün başarıyla alışveriş sepetinize eklendi
Miktarı
Toplam
Sepetinizde 0 ürün bulunmaktadır. Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
Toplam ürün:
Tüm Kargolar  To be determined
Toplam
Alışverişe Devam Ödeme İşlemine Geçin

Hakkımızda

  • Misyon: İnternet ve yöresel ürünler fuarlarında kuru bamyanın tanıtım ve pazarlamasını yaparak tüketimini artırmak ve kar eden bir işletme yaratmak.
  • Vizyon: Kaliteli ürün, ilkeli müşteri ilişkileri ve bilinçli tanıtım ile önce Türkiye’nin sonra dünyanın “kuru bamyacısı” olmak.
  • Abartı değil, kuru bamya bizim aşkımız.
  • Gözümüzü yöremizin temel ürünü olan kuru bamya ile açmış, gece yarılarına kadar bamya dizmiş, uykumuz açılsın diye yeri gelmiş bamya iğnesini parmak uçlarımıza batırmışız. Şafak sökmeden çamurlu bamyatarlasına girmiş, iki büklüm olana kadar eteğimizi bamya ile doldurmuşuz.
  • Abartı değil misliyle hakikat kuru bamya bizim için;
    Emeğin hası demek,
    Alın teri, göz nuru demek,
    Geçim derdi, muhannete muhtaç olmamak demek,
    Umudu sabırla geleceğe dizmek demek,
    Yaz aylarını gece-gündüz çalışmak demek,
    Bamya bizim için ahde vefa, şiir gibi yaşamak demek,

    Buldum insanlığımı sende
    Ayna arar insan haline
    Meyveler, sebzeler hep bize
    Ye-iç fakat hiç israf etme
    Az değil, çok şükret hepsine

Faydaları

Vitamin, mineral ve lif kaynağı olan bamyanın faydalarını aşağıdaki gibi maddelemek mümkün olup, söz konusu faydaların azami etkisini görmek için haftada bir bamya tüketmek önerilmektedir.

  • İçerindeki polatlar (folik asit) günlük ihtiyacın yüzde 22’sini sağlar. Folik asit erken doğum yapmayı büyük ölçüde önlediği gibi akciğerin temizlenmesine yol açar.
  • Önemli ölçüde lif içerdiğinden sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önlemek için doğal bir müshil görevi görür.
  • Zengin bir A vitamini ve antioksidan kaynağıdır. A vitamini görme sistemini koruduğu gibi, cildin sağlıklı kalmasına ve siyah lekelerin oluşmasına engel olur.
  • Sağlık için en önemli vitaminlerden olan C vitamini kaynağıdır. C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir. Öksürük ve soğuk algınlığının önlenmesine yardımcı olur.
  • En önemli faydaları arasında lif ve antioksidan bolluğu nedeniyle özellikle kolorektal (kalınbağırsak kanseri) kanserini önlemek gelmektedir. Eskilerin bamya için söyledikleri; “mide ve bağırsağın kalayıdır” sözü araştırmalarla tespit edilmiştir.
  • Bolca bulunan bir başka vitamin de K vitaminidir. K vitamini kemik sağlığı ve yapısı için son derece önemlidir. Kanın pıhtılaşmasında da K vitamininin rolü büyüktür.
  • Düşük kalori içermesi nedeniyle diyet için uygun bir yemektir. Bamyanın 100 gramı sadece 30 kalori içerdiğinden kilo vermek isteyenlerin ve kilo almak istemeyenlerin bolca tüketmesi gerekir.
  • Bamya A, C, K vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, magnezyum, demir ve manganez gibi mineralleri de bol miktarda içermekte, doymuş yağ ve kolesterol içermediğinden son derece sağlıklı bir yiyecektir.
Tarif

İpuçları

Bamya Hakkında

İnternet ortamında bamya hakkındaki bilgilere baktığımızda iki grup bilgi olduğunu görmekteyiz:
a) Genel bilgi: Bu guruptaki bilgiler bamya bitkisinin kökeni, ülkemizdeki yetişme alanı, ürünün şekli, kabaca türleri ve yararları şeklinde özetlenebilir.
b) Teknik bilgi: Bu gruptaki bilgiler ise bamya üretiminin aşamalarını (ekim alanının hazırlanması, ekimi, bakımı, hasadını) içermektedir diyebiliriz.

Genel veya teknik hiçbir bilginin gereksiz olduğunu söylemek mümkün değildir. Esas itibarıyla bizim acımızdan tüketicinin doğrudan işine yarayacak, bamya tüketimini özendirecek, fiyat -kalite ilişkisini doğru kuracak nitelikte olması, kısaca kaliteli ürünün tanınmasını sağlayacak bilgi demektir. Yukarıda zikrettiğimiz iki kategorideki bilgiler bu amacı yerine getirmekten uzak ve belli ölçülerde de yanlıştır. Örneğin, bamyanın güneşte kurutulması gibi bir bilgi tamamen dayanaktan yoksun olarak paylaşılmaktadır. Belki de bu bilginin temel dayanağı diğer sebzelerin ekseriyetle (domates, biber, patlıcan) doğrudan güneşe maruz bırakılarak kurutulmasıdır. Bu durum bile bamya ile diğer sebzeler arasında temelli bir fark olduğunun işaretidir.
İnternet ortamındaki bilgiler satışlarımız esnasında karşılaştığımız sıkça sorulan soruları da cevaplamaktan uzak bulunmaktadır. (Sıkça sorulan sorular bölümüne bakınız.)

Tüketiliş tarzına göre bamyayı iki sınıfa ayırmak gerekir.

a) Taze sofralık bamya: Bamya burada büyük ölçüde üretildiği zaman diliminde tüketilir. Bu bamyanın üretim alanı Hatay’dan başlayarak Akdeniz, Eğe, Marmara ve Trakya bölgesindeki illerimizdir. Bu bölgede üretimi yapılan ve belirttiğimiz üzere taze olarak tüketilen bamya “sultaniye” denilen bamya türüdür. Bu bamya türü nispeten daha yumuşak, daha az alerjik etkiye sahip, daha az tüylüdür. Yaz aylarında sebze-meyve pazarlarında, manav ve marketlerde satılan bamyadır. Taze olarak, difrizde şoklanarak veya konserve olarak tüketilmektedir.

b) Kuru bamya/Amasya çiçek bamyası: Üretildiği zaman aralığında değil de kurutularak kışın veya istenildiği zaman tüketilen bamya ise Amasya çiçek bamyası veya kuru bamya olarak bilinen bamyadır. Üretimim çok önemli bir bölümü Amasya’nın Taşova ve Göynücek ilçelerinde yapılmaktadır. Ülkemizde kuru bamya üretimi Taşova ve Göynücek dışında Çorum’un Kargı, Denizli’nin Çal, Diyarbakır’ın Lice ilçesi ile Kütahya, Uşak ve Balıkesir illerimizde bir miktar üretilmektedir. Esas itibarıyla hakiki çiçek bamya Taşova, Tosya ve bir miktar da Göynücek’te üretilmektedir. Bahsettiğimiz diğer illerdeki kuru bamyanın yöresi dışında pek bir etkisi bulunmamaktadır. Bizi kültürel ve ticari olarak ilgilendiren kuru bamya yani Amasya çiçek bamyası olduğu için, “Kuru Bamyacılık ve Amasya” linki altında daha ayrı ayrıntılı olarak yer almaktadır.

Kaliteli bamya nasıl anlaşılır?

Sık Sorulan Sorular

Değişik vesilelerle ifade ettiğimiz gibi fiyat-kalite ilişkisini her zaman doğru eşleştirmek herkes için mümkün değildir. Biz yaptığımız bilgilendirmelerle bu ilişkisi en iyi şekilde kurmanıza çalışıyoruz. Her zaman taze ve kaliteli ürün satmak birinci önceliğimizdir. Ayrıca fiyatların aynı olması da psikolojik bir ön yargı ve piyasanın ortalamasının değil, alt sınırların göz önüne alınmasının sonucudur. Kısaca hakkaniyetli değildir.
Kuru bamya iriliğine göre üç temel gruba ayrılır:
a) Tespih büyüklüğü ile küçük parmak ucu büyüklüğü arasındaki büyüklükte olan ve özellikle kirpikleri üzerinde olan bamya çiçek bamya olarak adlandırılır. (Özellikle Taşova çiçeği böyledir.)
b) Boyutu 1-2 cm arasında, kirpikleri kısmen üzerinde olan bamyaya sıra bamya denir.
c) Boyutu 2 cm büyük olup başparmak büyüklüğüne kadar olanlara ise kaval bamya denir.
Hiç kuşkusuz bu sınıflandırma kabaca olup, çiftçiden çiftçiye bölgeden bölgeye ve ürünün üretildiği aya göre az çok değişiklikler olmaktadır.
Her üretim tarzı bir kültürdür. Pazarda satılan bamya en sıcak bölgelerde üretilen ve sultaniye diye biline çok çabuk büyüyen bamyadır. Ayrıca pazardaki bamya tarladan toplandığı gibi, yani herhangi bir sınıflandırmaya tabi tutulmadan satışa sunulur, bu yüzden de kuru bamyada olduğu gibi küçük/çiçek bamya bulunmaz. Aslında pazarda küçük bamya bulunsa bile bu bamya kurutmalık olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü taze tüketim ve kurutmalık bamya farklı cinsler olup her cinsi yerli yerinde kullanmak gerekir. Amasya bamyasının da taze olarak satışına rastlanmaz.
Kaliteli bir kuru bamya doğal parlak renkte, dolgun dokulu, bastırılınca içine geçmeyen sertlikte, kirpikleri üzerinde ve fiyatıyla uyumlu irilikte olmalıdır. Fiyatıyla uyumlu irilikten kasıt, çiçek bamya kendi içinde, sıra bamya kendi içinde kıyaslanmalıdır. Hiçbir zaman sıra bamyayı çiçek bamya diye almamak, ikisini ayırt edecek kadar bilmek gerekir.
Bamyanın salyalanmamasının birkaç nedeni vardır. Bamya ya fazla iridir ve aynı zamanda yumuşak cinstendir, ya da fazla pişirilmiştir. Unutma ki bamyanın bir miktar salyası çıkmazsa lezzeti de alınmaz. (Bu konuda “Bamya yemeğinin Tarifi” ni inceleyiniz.)
Esas itibarıyla kuru bamyanın temizlenmesi harici ip, kıl gibi şeylerden oluşmaktadır. Bir bez içinde ovalanması da kirpiklerinin yerken ağıza yapışmaması için olup, kuru bamyanın sapı ve kirpiğiyle pişirilmesinin hiçbir sakıncası yoktur. Eğer sapı bamyanın kendinden daha uzunsa temizlenebilir, esas itibarıyla temizlemek zararlı olduğundan değil öğrenilmiş bir mutfak alışkanlığı olmasından kaynaklanmaktadır.
Gerek kuru bamya, gerekse taze bamya olarak tüketilen bamyanın üretim alanlarına genel bilgilendirme bölümünde değinmiştir. Buna göre İç Anadolu bölgesinde bamya üretilmemektedir. Bunun da nedeni iç Anadolu bölgesinin karasal iklime sahip olması ve sulama imkânlarının sınırlı olmasıdır. Bamyanın ise sıcak ilkimi ve suyu sevmesidir. Üretim ise uzun zaman içinde oluşan bir kültürdür. Dolayısı ile adı geçen ve benzer illerde kuru bamya üretilmez, bu illerde satılan bamyanın neredeyse tamamı Amasya’dan gitmektedir.
Satış (etiket) fiyatlarına bakılarak kuru bamyanın diğer pek çok sebzeden pahalı olduğu bir gerçektir. Taze bamya; patlıcan, domates, fasulye, kereviz, karnabahar, biber, patates gibi sebzelerden daha pahalıdır. Kuru bamya ise belki birkaç istisnai ürün dışında neredeyse tüm kuru sebzelerden daha pahalıdır.
Neden? Birinci ve en etkili neden hiç kuşkusuz üretim aşamalarındaki zorluktur. Bamya üretimi günümüzde bile neredeyse sıfır makineleşmenin olduğu bir ürerim sürecine aittir. Diğer ürünlerde ekim, bakım ve hasat önemli ölçüde tarım makinaları ile yapılmaktadır. Bamyada olsa olsa ilaçlamada o da çoğu yerde yine insan gücüyle kullanılan pompalar dışında makine kullanılamamaktadır.
Örnek olarak patlıcanla bamyanın hasadını karşılaştırdığımızda ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Patlıcanın dalları yeşil meyvesi ise mor renkte ve oldukça büyük bir konuma ulaşınca ve belki sezon boyunca birkaç defa toplanır. Ürünün yaprakları ile meyvesini ayırt etmek çok kolaydır. Aynı durum domates ve diğer pek çok sebze için geçerlidir. Ürünün dalları ve yaprakları ile meyve kısmı bariz bir şekilde farklıdır ve birkaç defa toplanmak veya yılda bir defa hasat edilmek suretiyle üretim gerçekleşir. Örneğin patates, soğan gibi temek mutfak ürünleri böyledir. Bamyanın ise dalları yaprakları ve ürünü aynı renktedir. Bu durum ürünün kolay ayırt edilmesini zorlaştırmaktadır. Diğer taraftan bamya yaz ayları boyunca ger gün toplamaktadır. Diğer sebzelerde olduğu gibi bir defa veya birkaç defa toplamakla hasat tamamlanmaz. Diğer bir husus ise bamyanın kaşıntıya yol açan alerjik etkisidir. Kısaca bamya üretim ve hasat süreçleri oldukça zor bir mahsuldür. Kuru bamyanın taze bamyadan farklı olarak tek tek ipe dizilmesi de ek bir zorluktur. Tarım ürünlerinin pek çoğunda dışardan yevmiye ile işçi çalıştırılırken bamya da böyle bir işçi çalıştırma imkânı hiçbir şekilde mümkün değildir. İşçi çalıştırmak suretiyle elde edilen ürün maliyeti karşılamaktan uzaktır. Bamya yüzde yüz emek yoğun özel bir üründür.
Zaman zaman bu soruyla karşılaşmaktayız ve doğrusu bir anlam da verememekteyiz. Bu sorunun olsa olsa bamyanın pişirme zamanıyla ilgili olduğundan kuşkumuz yok. Tam olarak pişmeyen ve kıvamını almayan her yemek bir şekilde ağızda belli bir dirilik, nahoşluk bırakır. Bamyanın ağıza batması tam olarak pişmediğinin işaretidir, yoksa bamyanın üzerindeki doğal dokusu olan tüyümse dokunun ne yapılırsa yapılsın ağıza batacağı gibi bir durum yoktur. Nasıl bir diğer yemeklerin pişip pişmediğini anlamak için tadıyorsanız bamyayı da tattığınızda ağıza diri geliyor ve batıyorsa pişirmeye devam etmelisiniz demektir.
Doğrusu kuru bamyanın özel bir saklama yeri ve şekli bulunmamaktadır. Kuru ve temiz bir çekmecede bez bir torba içinde veya kavanoz içinde rahatlıkla saklanabilir. Güneşe maruz kalmaması iyi olur, bu yüzden balkonlarda asılarak vs. saklanması uygun değildir. Kaliteli bir ürün iki yıl özelliğinden hiçbir şey kaybetmez, önemli olan ürünün kalitesi ve dolgunluğudur.